Çinli araştırmacılar Covid’in kaynağıyla ilgili verileri yayımladı: ‘Kesin kanıt yok’

Getty Images

Victoria Gill | BBC Bilim Muhabiri

Çin’de bir araştırma ekibi, Covid-19 salgınıyla bağlantılı olarak üç yılı aşkın bir süre önce pazardan alınan örneklerin analizini yayımladı.

Araştırma bulgularını içeren ve Nature dergisinde yayımlanan hakemli çalışma, yabani hayvanların satıldığı alanlardan toplanan ve koronavirüs testi pozitif çıkan örneklerde hayvanlara ait DNA’lara rastlandığını gösteriyor.

Huanan deniz ürünleri ve yaban hayvan pazarı, koronavirüsün kaynağının araştırılmasında odak noktası olmuştu.

Ancak bu çalışma, 2020 yılında pazardan alınan biyolojik kanıtlar üzerine yapılan ilk hakemli çalışma oldu.

Virüsün pazarda satılan hayvanlarla ilişkilendirilmesi, salgının nasıl başladığına dair yeni sorgulama alanları açabilir. Araştırma, koronavirüs testi pozitif çıkan sürüntü örneklerinin aynı zamanda yaban hayvanlarına ait genetik materyal içerdiğini ortaya koyuyor.

Bazı bilim insanları bunu, hastalığın virüs taşıyan bir hayvandan insana bulaştığının kanıtı olarak değerlendiriyor. Diğer araştırmacılar ise bulguların yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.

Alınan örneklerin genetik içeriğinin kamuoyuna açıklanmasının neden üç yıl sürdüğü sorusu da yanıt bekliyor.

Bir başka teori de virüsün Wuhan’daki bir laboratuvardan yanlışlıkla sızdığı iddiası üzerinde yoğunlaşıyor.

‘KESİN KANIT YOK’

E HOLMES Huanan pazarında satılan yabani hayvanlardan biri de rakun köpeğiydi

Çinli araştırma ekibi çalışmalarının ilk versiyonunu Şubat ayında internette yayımlamış, ancak pazardan toplanan örneklerin içerdiği genetik bilgilerin tamamı yayımlanmamıştı.

Daha sonra başka bir uluslararası araştırma ekibi, genetik dizilimlerin bilimsel bir veri paylaşım sitesinde yayımlandığını fark edip, hayvan pazarından alınan bu önemli örneklerin ortaya çıkardıklarına ilişkin kendi değerlendirmelerini paylaştı.

Nature dergisinde yayımlanmadan önce diğer bilim insanları tarafından da doğrulanan bu yeni analiz, pazarın içindeki tezgahlardan, kafeslerden ve makinelerden toplanan bu örneklerin içeriği hakkında önemli ayrıntılar barındırıyor.

Çinli araştırma ekibinin makalesi, yabani hayvanların satıldığı alanlardan toplanan bazı örneklerde koronavirüs testinin pozitif çıktığını gösterdi.

Analizler ayrıca, başta rakun köpekleri olmak üzere virüse karşı hassas olduğu bilinen hayvanların bu pazarda canlı olarak satıldığını gösterdi. Ancak Çinli araştırmacılar, çalışmalarında elde ettikleri bulguların, salgının nasıl başladığını kesin olarak kanıtlamakta yetersiz kaldığını belirttiler.

Makalede, “Bu çevresel örnekler hayvanların enfekte olduğunu kanıtlayamaz” deniyor. Virüsün pazara bir hayvan yerine enfekte olmuş bir kişi tarafından getirilmiş olma ihtimali de devam ediyor.

2020’de ortaya çıktığından bu yana SARS-CoV-2 virüsünün kökenine ilişkin genetik araştırmada yer alan Glasgow Üniversitesi viroloğu Profesör David Robertson, “Bu çok önemli veri setinin artık yayınlanmış olması ve başkalarının üzerinde çalışabilmesi çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

Robertson örneklerin içeriğinin “oradaki hayvanlara muhtemelen virüs bulaştığına dair ikna edici bir kanıt” olduğunu da sözlerine ekledi.

“Önemli olan kanıtların bütünüdür. Bunu Wuhan’daki ilk Covid-19 vakalarının pazarla bağlantılı olduğu gerçeğiyle bir araya getirdiğinizde, pazardaki bir hayvandan yayılmanın burada meydana geldiğine dair güçlü bir kanıttır.”

Yayınlanan bulgular, laboratuvar sızıntısı teorisinin ABD’deki yetkililer arasında zemin kazanmaya başladığını gösteren bir ortamda geldi.

Çin hükümeti virüsün laboratuvardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti. Ancak Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve ABD Enerji Bakanlığı artık bu senaryonun “en olası” senaryo olduğuna inandıklarını belirtiyor.

Çeşitli ABD kurumları bu konuda farklı sonuçlara vardı; ancak FBI direktörü 1 Mart’ta yaptığı açıklamada Pekin’i “çalışmaları engellemek ve şaşırtmak için elinden geleni yapmakla” suçlamış ve büronun “uzunca bir süredir” laboratuvar sızıntısı teorisine ikna olduğunu söylemişti.

FBI’ın bulgularını kamuoyuna açıklamaması bazı bilim insanlarını hayal kırıklığına uğrattı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir